Haber: Oktay YILDIRIM - Kamera: Umut Emre GÖKBULUT
(İSTANBUL) - 19 Mart operasyonlarında gözaltına alınarak tutuklananların yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA) beşinci buluşmasına sanatçılardan ve siyasilerden destek geldi. Açıklama sonrası konuşan Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek "Bugün maalesef artık bir hukuk devleti değiliz, artık bir demokrasi değiliz. Bunu yaratan bunun sorumlusu iktidardır" dedi. Sanatçı Onur Akın "12 Eylül yıllarını da gördüm. Gerçekten 12 Eylül zamanında bile bir hukuk vardı" dedi.
19 Mart operasyonları sonucu gözaltına alınanların yakınları tarafından kurulan ADA, beşinci buluşmasını yine Saraçhane Parkı'nda gerçekleştirdi. Buluşmaya; İBB Başkanı, CHP Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun eşi ve sivil toplum gönüllüsü Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, İmamoğlu'nun kız kardeşi Neslihan Yakupçebioğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, CHP Parti Meclisi üyesi Berkay Gezgin, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, eski Anavatan Partisi Genel Başkanı Nesrin Nas, sanatçılar Onur Akın, Tolga Sağ, Sunay Akın ve tutuklu aileleri ile kalabalık bir vatandaş topluluğu katıldı.
Açıklama sonrası Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek ve sanatçılar ANKA Haber Ajansı'na konuştu. Erkek şunları söyledi:
"Devletin temeli olan adaleti çürüttüler"
"Ailelerin beşinci buluşması bu. Hem cezaevinde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun ve tüm belediye başkanlarımızın tüm tutuklu ve onların ailelerinin duruşu çok değerli çok gurur verici. Bu mücadeleye büyük güç veriyorlar. Bu mücadele demokrasi mücadelesi, bu mücadele adalet mücadelesi. Bugün maalesef Türkiye'ye dayatılan bu ucube sistemde güce tapanlar o kadar çok ki. Mecliste de güce tapanlar çok, yargıda da güce tapanlar çok. Maalesef güce tapanların olduğu yerde gücün haklı çıktığı yerde adalet bekleyemezsiniz ve bugün devletin temeli olan adaleti çürüttüler. Siyasallaşan yargı, suçsuz insanlar bugün cezaevinde. Biz de bugün Çanakkale'den geldik. Ailelere destek için. Her cuma saat 11.00'de Saraçhane Parkı'nda buluşuyorlar onlara destek vermek lazım, onların yanında olmak lazım. Çünkü bugün maalesef artık bir hukuk devleti değiliz, artık bir demokrasi değiliz. Bunu yaratan bunun sorumlusu iktidardır. Bugün tutuklama tedbir niteliğini tamamen kaybetmiştir. Tutuklama aslında bir tedbirdir. Bir cezalandırma yöntemine dönüştürülmüştür. Maalesef kurgular, kumpaslar ama şunu hiç kimse unutmasın. Her zaman altını çizerek söylüyoruz. Tüm kumpas davaları bir gün gelir mutlaka çöker. Bu davalar da çökecektir."
"12 Eylül zamanında bile bir hukuk vardı en azından bir hukuka güven vardı bir yargıçlar vardı hakimler vardı"
Sanatçı Onur Akın, "Yaşanan acıları aile bireyleri zaten anlattılar benim yenilememe gerek yok. İnsan olarak insan yüreğinin dayanamayacağı büyük dramlar, trajediler yaşanıyor. Yargının, hukukun, adaletin artık tamamıyla sümen altı edildiği, sadece keyfi olarak insanların içeri tıkıldığı hiçbir iddianamesi olmadan beş altı aydır insanların içeride tutulduğu tutuklamanın bir tedbir olmaktan çıkıp işkenceye eziyete dönüştüğü adalete güvenin sıfıra indiği kötü günler yaşıyoruz. 40 yıldır sanat yapıyorum. 12 Eylül yıllarını da gördüm. Gerçekten 12 Eylül zamanında bile bir hukuk vardı en azından bir hukuka güven vardı yargıçlar vardı hakimler vardı. Bilirdik ki onlar gerçekten yargıç ve hakimler. Şu an bu yargılamaları yapan insanların ne olduğunu kestiremiyorum. Murat Çalık'ın, Tayfun Kahraman'ın, Ayşe Barım'ın durumu ortada. Yani canıyla mücadele eden insanlar ölüm tehlikesiyle burun burunayken bunlara yapılan zulmü protesto ediyorum. Türkiye'ye özgür, demokrat, aydın, güzel günlerin geleceğine inanıyorum inanmak da istiyorum" ifadesini kullandı.
"Ekrem İmamoğlu ve o güzel insanlar hala bal yapmaya devam ediyor. Yapmaya da devam edecekler"
Sanatçı Sunay Akın, "Darbe sürecinin başladığı tarih 19 Mart olarak söyleniyor ama onu düzelteyim. Bir gün önce 18 Mart. 18 Mart'ta Ekrem İmamoğlu'nun diploması iptal edildi her şey böyle başladı. 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 100. yıl dönümüydü. Soruyorum o koltuk sevdanız, o koltuk davanız uğruna bir yıl içinde kirleteceğiniz 365 gün arasında başka gün yok muydu? 18 Mart Çanakkale şehitleri, gazileri anılmadı. Tamamıyla Ekrem İmamoğlu'nun haksız yere adaletsizlikle iptal edilen diploması konuşuldu. Başka bir gün bulamamış mıydınız? Türkiye bunu sorgulamalı. Kim kimi mahkum ediyor? Hadi ben de şimdi bu bilgiyi koyuyorum bu güzel milletin önüne. Başka bir gün bulamadınız mı 365 gün içinde Çanakkale şehitlerimizi anacağımız onları konuşacağımız yad edeceğimiz o günün akşamı Ekrem İmamoğlu'nun haksız yere iptal edilen diploması mı konuşulmalıydı? Bu mu Çanakkale'ye olan sevginize saygınız? ve bugün burada bu güzel insanlar işte o Çanakkale'deki siperdeki o güzel insanlarla ta kendileri aynılarıdır. Emperyalizme karşı ülkenin işgal edilmesine karşı direniyorlar. Çanakkale Savaşı sırasında orada bir şairimiz görüyor askerleri soruyor onlara. Hey nereye gidiyorsunuz. Siperlere giden askerler ne diyor biliyor musunuz? Bal yapmaya gidiyoruz. İşte bu güzel insanlar aile dayanışması toplanıyorlar. Neden biliyor musunuz? Çünkü bu ülkenin demokrasi ve aydınlanma tarihinde cezaevleri arı kovanlarıdır. Ekrem İmamoğlu ve o güzel insanlar hala bal yapmaya devam ediyor. Yapmaya da devam edecekler" diye konuştu.
"Buradaki insanlar tutukluların yakınları eşleri, çocukları insan onurunu korumak için buradalar"
Eski ANAP Genel Başkanı Nesrin Nas, "Bugün ben de bu aile dayanışma ağına destek vermek için buraya geldim. Bakın bir devletin temel görevi insanları insan onuruna uygun şekilde yaşatmaktır. Şimdi bunun içine adil yargılama girer, bunun içine özgürlüklerin asıl sınırlamaların istisna olduğu bir düzen girer, bunun içine hak hukuk girer. Bunun içine o insanların kendilerini sağlıklı bir ortamda geliştirebilmelerine imkan sağlama girer. Şimdi bakın buradaki insanlar tutukluların yakınları eşleri, çocukları insan onurunu korumak için buradalar. Hem haksız yere, siyasi nedenlerle tutuklanan içerideki eşleri, babaları, kardeşlerinin haysiyetini korumak hem kendilerinin haysiyetini korumak hem de hepimizin haysiyetini korumak. Haysiyet bugün evrensel bir değerdir. İnsan hakları bunun üzerine bina edilmiştir. Bu toplandı, bu buluşma, bu dayanışma bu nedenle son derece önemli ve son derece kıymetlidir. Hepimiz insan onuruna yaraşır bir koşulda, bir çevrede, bir ülkede yaşamak ve yaşatılmak istiyorsak bu dayanışma ve direnme ağlarını büyütmek zorundayız. Yoksa hiçbirimiz için maalesef bir gelecek yok" ifadesini kullandı.
"Zafer direnenlerin olacak"
Sanatçı Tolga Sağ, "Evet yani aylardır süren bir mücadele yan yana durma çabası, eylemlilik milyonlarca insan gerçekten bu haksızlığa, hukuksuzluğa karşı sesini en üst noktadan yükseltmeye çalışıyor. İçeride tutsak tutulanlar dışarıda yol gözleyenler, milyonlarca insanın kalbi bir atıyor. Bir kocaman aile olduğumuzu gördük dayanışmayla, saygıyla sevgiyle Türkiye'nin yarınlarını tekrar kurtarabilme umuduyla bir arada durmaya çalışıyoruz. Ama inanıyorum ki zafer direnenlerin olacak. O güzel günleri hep beraber göreceğiz. Umudumu hiç yitirmedim. Hiç de yitirmeyeceğim" diye konuştu.
Son Dakika › Güncel › Aile Dayanışma Ağı'na Destek Veren Muharrem Erkek: 'Bugün Artık Hukuk Devleti Değiliz, Artık Demokrasi Değiliz. Bunun Sorumlusu İktidardır' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?